üniversitelerde neler oluyor?
Mimdap Forumları
07 Eylül 2010, 05:10:50 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: üniversitelerde neler oluyor?  (Okunma Sayısı 2839 defa)
ogrenci
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 14


Üyelik Bilgileri
« : 01 Ocak 2007, 02:43:54 ÖS »

mimarlık hakkında kanun taslağının eleştirisi ile başlayan tartışma bizim açımızdan asıl müdehale noktasının tartışmalarını başlatmış durumda. bu noktada üniversitelerdek son duruma dair bir üniversite öğrencisi olarak bir şeyler söylemek istiyorum.

görsel ve yazılı basında ne kadar yer aldığı ortada, sizin ne kadar haberdar olduğunuzu o yüzden kestiremiyorum; ANCAK, özellikle son dönemle beraber üniversitelerin, her türlü düşüncenin tartışılıp geliştirilmesi gereken kurumların yani, öğrencileri düşüncelerinden kaynaklı SORUŞTURAN, CEZALANDIRAN, ATAN yerlere dönüştüğünü görüyoruz.

2006-2007 öğretim yılı, istanbul genelinde, 14 öğrencinin YÖK'ten çıkarılması, onlarcasının 1 haftadan 1 yarıyıla kadar ceza alması ile başladı. ülke çapında düşündüğünüzde bu sayı aynı oranda artıyor.
akademisyenlerin birer savcıya dönüştüğü koşularda öğrenciler de düşüncelerinden dolayı yargılanıyorlar. (bunların ne kadarından haberdarız?!)

konu ile ilgili hazırlanmış deklarasyon metnine www.egitimhakkimiz.org adresinden ulaşabilir ve bu metne imzacı olabilirsiniz!
üniversitelerdeki baskılar topluma dayatılanlardan farklı olmadığı gibi, bu noktada sadece öğrencilerin sorunu da değildir!

6 ay uzaklaştırma cezası almış bir mimarlık öğrencisi olarak hepinizden mimarlık eğitimine dair eleştirilerinizi yaparken üniversitelerde yaşananları gözönüne almanızı ve sorunların kaynağını ararken buraları kaçırmamanızı istiyorum.
teşekkürler...
 
« Son Düzenleme: 14 Kasım 2008, 05:42:33 ÖS Gönderen: MİMDAP » Logged

"mücadele edenler her zaman kazanamazlar ama kazananlar her zaman mücadele edenlerdir!"
mimpa
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 12


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : 03 Ocak 2007, 01:47:15 ÖS »

Değerli öğrenci,

Yazdıklarınız daha konunun içinden ve söylediğiniz gibi bu tartışmanın başlangıcı olan "bildiri" grubundan olması önemli.

Bize söylediğiniz ve dikkate almamızı istediğiniz "bildiri metni" bu forumun başındaki bildiriyse zaten onu okuyarak bu tartışmaya girdik. Farklı bir metin ise yazdığınız www.egitimhakkmz.org sitesi açılmıyor ve buna ulaşamıyoruz. İsterseniz bu metni foruma olduğu gibi ekleyin ve buradan devam edelim.

Bekliyorum
Logged
ogrenci
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 14


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : 03 Ocak 2007, 03:09:44 ÖS »

öncelikle sitenin adresini yazarken hata yaptığım ve sizi gereksiz uğraştırdığım için kusura bakmayın. (klavyemin "i" harfindeki sorun buna sebep oldu!) doğru adres www.egitimhakkimiz.org olacak.
sayfa güncellendiği sırada açılamayabiliyor, ben size metni en kısa zamanda ulaştıracağım.
sevgili mimpa,
konunun bildiri metni ile ilgili kısmına "acelesiz" başlığı altında cevap yazdım. bu başlığı ise ayrıca o başlıkla birebir ilgili olmadığı için açtım. isterseniz o mesajlarını okuyun, sonrasında devam edelim..
ama deklarasyon metniyle ilgilendiğinizden dolayı ayrıca teşekkür ederim!! 

not: bahsettiğim metin farklı bir metin!
« Son Düzenleme: 03 Ocak 2007, 03:25:07 ÖS Gönderen: ogrenci » Logged

"mücadele edenler her zaman kazanamazlar ama kazananlar her zaman mücadele edenlerdir!"
ogrenci
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 14


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : 03 Ocak 2007, 03:28:40 ÖS »

sayfa şu anda açılıyor ama ben yine de metni gönderiyorum! daha fazla bilgiye bahsettiğim adresten ulaşabilir, imzacısı olabiirsiniz! Sırıtan

"Üniversitelerde başta öğrenciler olmak üzere, üniversite bileşenleri son dönemde sürekli olarak soruşturma uygulamalarına maruz kalmakta ve uygulamalar sonucunda cezalara çarptırılmaktadır. Soruşturma uygulamalarının bu ölçüde yoğunlaşması üniversitelerdeki misyon kaybının ve üniversitelerde egemen olması gereken demokratik ve özgür ortamın nasıl bir erozyona uğradığının göstergesidir. Bizler, üniversitelerin bilimsel üretimi esas alan, özgür düşüncenin egemen olduğu kurumlar olmaları gerektiğini düşünüyoruz. Üniversite öğrencilerinin yani toplumun en eğitimli kesimlerinin mutlak surette düşünen, üreten, eleştiren hakkını arayan bir kimliğe sahip olmalarının toplumsal bir ihtiyaç olduğunun da altını çizmek istiyoruz.

Soruşturmalar ve cezalar çok yönlü bir biçimde gayri meşrudur ve üniversite yönetimleri ile YÖK yol açtıkları sorunların farkına vararak hızla bu uygulamaları terk etmelidir.

* Soruşturmalar, ülke genelinde yaşanan ifade özgürlüğünün kısıtlanması sorununun üniversitelerdeki adıdır. Bu çerçevede toplumsal bir sorundur, toplumsal yaşamı ilgilendiren sonuçlar doğurur.
* Soruşturmaların konusu, üniversite öğrencilerinin düşünceleri, hak arama mücadeleleri ve örgütlenme çabalarıdır. Söz, eylem ve örgütlenme hakkı demokrasinin esas ilkelerinden görülmelidir. Ve toplumsal yaşamın her alanında olduğu gibi üniversitelerde de bu hak sonuna kadar tanınmalıdır.
* Soruşturmaların konusu yukarıda da tanımladığımız gibi öğrencilerin hak arama mücadelesi olduğu için, bu uygulamalar hangi hukuksal zemine dayanırsa dayansın, anti-demokratik ve gayri meşrudur.
* Soruşturmalar sonucunda oldukça ağır cezalar verilmekte, onlarca öğrencinin eğitim hakkı süreli veya süresiz engellenmektedir.
* Soruşturmalar sonucunda bilim yuvası olması gereken üniversiteler birer kışlaya dönüştürülmüş ve öğretim üyelerinin büyük kısmı kolluk kuvveti durumuna düşmüştür. Soruşturmalarda öğretim üyelerinin görev alması ve öğretim üyelerinin düşünceyi yargılayan, öğrenciyi sorgulayan bir konumda olması akademide geliştirilmesi gereken öğrenci-öğretim üyesi ilişkilerini zedelemektedir.

Yukarıda ifade ettiğimiz nedenlerden dolayı bizler aşağıda imzası bulunan kişi ve kurumlar; toplumsal sorumluluğumuzun bir gereği olarak soruşturmaların ve cezaların geri çekilmesini talep ediyoruz. Üniversite öğrencilerinin ifade özgürlüğünün ve örgütlenme hakkının yanında olduğumuzu, desteklediğimizi ifade etmeyi de sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz."
Logged

"mücadele edenler her zaman kazanamazlar ama kazananlar her zaman mücadele edenlerdir!"
mimpa
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 12


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : 03 Ocak 2007, 07:33:20 ÖS »

Değerli ÖĞRENCİ,
 
Çalıştıramadığımız link içindeki bildiriyi buraya aktardığınız için sağolun. Zira bu adres değişikliğinde de durum fazla parlak değil, ulaşılamıyor.

Sizlerin çabalarını biraz duyuyor, biraz yayınlardan izliyordum. Burada açılan forum ve "öğrenciler geleceklerini tartışıyor" başlığıyla farklı bir aşama hepimizin gözleri önüne geldi. Yine bildiri grubundan oluşunuz ve özellikle üniversite içinde şu andaki despotik yapının cezalandırdığı bir kişi olarak sizin açıklamalarınız tablonun gerçekçi bir yere oturmasına yardımcı oluyor.

Ben tartışmaya KORUMACI arkadaşın hem YÖK hem de oda özelinde eleştiri rezervasyonu koymaya çabalayan, sizin üstten dediğiniz üslubuna karşı çıkarak katıldım. Yine şu andaki üniversite gençliğinin imza kampanyası açtığı, okuldan uzaklaştırmalara karşı yazılan bildiriyle katıldım.

Korumamız, biraz daha üzerinde itina edeceğimiz kurumlar olabilir ama özellikle gençliğe "ELEŞTİRME DİKKA ET" demek herhalde eşyanın tabiatına aykırı olmalı...

Sizin anlatımlarınızdan çabalarınızı öğreniyoruz. Daha çok öğrenciyle sorunları paylaşmaya ve onlarda bir farkındalık yaratmaya çalışıyorsunuz. Üniversite gençliğini korumak adına cezalar yağdırılmasına, üstelik bu kurullarda öğretim üyelerinin birer disiplin polisi gibi görev yapmasına ait sizin de içinizden geçtiği gibi söyleyecek çok şey var.

Benim şahsi fikrim olarak, sizin üniversitelerde yapmaya çalıştığınız baskı düzenini yıkma faaliyetinize meslek odaları ve demokratik kamuoyunun şu andaki YÖK düzenine açık bir karşı çıkışla destek olmasıdır. Oysa meslek odaları (mesele mimarlıkla ilgili meslek odası) giderek sizin başta ortaya koyduğunuz bildiride bahsedilen gerçeklerden olarak mesela bundan sonra "mesleğe kabul" kurullarında yer alacakları öğretim üyeleriyle ve onların düzeniyle TERS DÜŞMÜYORLAR. Yine belli bir ücretle verecekleri "sürekli mesleki gelişim kursları" içinde görevli kılacakları öğretim kademeleri ve fakültelere KARŞI birşey söylemiyorler. Örnek olarak sizin soruşturmalarla uzaklaştırılmanızı "olmamış gibi" bir yerden görmeleri bana çok normal gelmiyor. Yine bütün yurtta özellikle öğrenci gençliğe karşı artan fiili saldırıların karşısına da yeterince çıkılamıyor.

Oysa bunlar topyekün bir zincirin halkaları ve kurumlara kapalı toplantılarda dert yanmaktan daha fazla görevler düşmesi gerekir.

Sözünü ettiğiniz "konuyu mimarlık öğrencilerinin gündemine sokabilmek için çalışmalar yapıyoruz. bunun dışında konunun hedef alanı geniş olduğu ve dönüşümler mimarlıkla sınırlı olmadığı için çalışmamızı ortaklaştırmayı, böylece geniş katılımlı bir sempozyum yapmayı planlıyoruz. " çalışmaları öğreci gençliğin akademik-demokratik çalışma hedeflerinden biri olarak görüyorum.

Üstelik bu hedefler çok haklı ve çok meşru bir noktadan başlıyor. Bugün öğrenci gençlik kendi varoluş hakkı, ifade özgürlüğü için bir mücadele veriyorsa, geleceği için bir tasarımda bulunma avantajını ve pratiğini elde edebilir.

Yürekten destekler, başarılar dilerim.
« Son Düzenleme: 03 Ocak 2007, 07:45:06 ÖS Gönderen: mimpa » Logged
Emine
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 22


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : 23 Şubat 2009, 07:25:26 ÖS »

üniversitelerde ayrı ayrı mezuniyet yeminleri yapılıyor, mezunlar meslek adamı sayılmıyor, meslek odasında gençlere söz hakkı tanınmıyor ve ama "eğitim kurultayları" düzenlenmeye devam ediliyor. yetişkin abiler-amcalar-teyzeler gençlerin ne yapmasını kararlaştırmaya devam ediyor. azıcık (çok az) garip değil mi?
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.8 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!