Son günlerde, Denizli’de, mevcut hükümet binasının yıkılması ile ilgili hem yerel basında hem de mimarlık basınında süregelen tartışmalara şahit oluyoruz. Biz de yayın ilkelerimiz doğrultusunda, birinci ağızdan bilgi almak amacıyla, konunun iki tarafı olarak öne çıkan Mimar Süleyman Boz ve Y. Mimar Cengiz Bektaş’ın düşüncelerini öğrendik. Her iki tarafın da şahısları hakkında yaptığı tanımlamaları aktarmadan, konunun yalnızca mimari tartışma boyutunu aktarmayı uygun bulduk.
Süleyman Boz: Tescilli binaların yıkılması ne kadar doğrudur?Mevcut, kullanılmakta olan bina İzmir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından “… mimari özelliği, tarihi olması, bulunduğu yer ile uyumlu, insani ölçeklerde, kent belleğini yaşatması… vb. gibi” gerekçelerle 2863 Sayılı yasaya göre Tescil Edilmiştir. Tescil’in kaldırılması için çeşitli valiler döneminde İdare Mahkemesine başvurulmuş, mahkeme tescilin kaldırılması talebini reddetmiştir.
2009 Yılı Yatırım Programında, İçişleri Bakanlığı tarafından Yeni Denizli Hükümet Binası için 10.500.000 TL para ayrılmış olduğu ve projenin 30 Haziran 2009’a kadar bakanlığa gönderilmesi gerektiği Valilikçe açıklandıktan sonra, Mevcut tescilli Hükümet Konağı Binasının yıkılarak yenisinin de buraya yapılması bazıları tarafından savunulur olmuştur.
Mimar Cengiz Bektaş’ın da mevcut Hükümet Binası için “… yurt binası olarak yapılmıştır. Sonradan valilik binasına dönüştürülmüştür. Tarihi, mimari bir değeri yoktur. Depreme dayanıksızdır. Çürüktür. Yıkılmasında sakınca yoktur. Önündeki Atatürk Anıtı kalmalıdır..” şeklinde görüş bildirdiğini ve bu raporu Vali Sayın Yavuz Erkmen’in 3.4.2009 tarihindeki Mimarlar Odası’ndaki toplantıda okunmuştur.
Bektaş, 1927’ de kurulan Denizli İktisat Bankası’nın nefis tarihi ve mimari binasının yerine Brüt Beton 7 katlı İktisat Bankası Binası ve şu andaki projesini yaptığı Merkez Bankasını yapmıştır (Yerinde Tarihi, mimari özellikleri olan Eski Hükümet Konağı vardı). Denizli Belediyesi Başdanışmanı ve mimarı olduğu süreçte kentteki tek Selçuklu eseri olan Ulu Cami’nin yıkılması tesadüf müdür?
Tartışmaya konu olan Hükümet Binası
Cengiz Bektaş: Hükümet binası nitelikli bir yapı değildirDenizli Gazetesi ve Denizli yerel basınında yer alan bu konuları sayın Cengiz Bektaş’ı arayarak kendisine sorduk ve şu yanıtları aldık:
“Eski Hükümet Konağı ile Merkez Bankası’nın yeri aynı değildir. Merkez Bankası’nın yeri boştu, 1970’te yarışma yapıldı, Denizli’den de bana bir Denizlili olarak yarışmaya girmem için bir heyetten çağrı geldi, ben de girdim ve birinci oldum. Dolayısıla bu haber baştan aşağı doğru değildir.
Aynı zamanda İktisat Bankası da çoktan yıkılmış bitmişti. Zaten tek katlı bir binaydı. Bir özelliği olup olmadığı kişiye göre değişir. Ben oraya geldiğim zaman, orası tamamen yıkılmış, bitmişti. O sıra sürekli işlerini yapmakta olduğum banka ki o da Denizlili birisinindi, benden istedi, yaptım.
Vilayet binası ile ilgili de, bana kişisel görüşümü sordular, ben de “bu tarihi bir bina değildir, gerçekten herkesten toplanan paralarla yurt binası olarak yapılmıştır, hiçbir niteliği olmayan, gerçekten yapımı da niteliksiz ve tehlikeli olan bir yapıdır. Onun herhangi bir şekilde tarihi olmakla bir ilgisi yoktur.” dedim.
Ama sanıyorum bir inatlaşma sonucu, tam sebebini bilmiyorum, o binayı anıt ilan ettirmişler. Şimdi yeni Vali, oraya yeni vilayet binasını yaptırmak istiyormuş. Ben buna katılmıyorum, doğru değil. Ve yeni planda da vilayetin yeri farklıdır. Ben sadece tarihi olmadığına dair benden istenen düşünceye yanıt verdim.
Ama o binayla ilgili benim düşüncem şöyle: Orada rahmetli Selçuk Milar ağabeyimizin bir sanat enstitüsü binası vardır. Sonra ona bir takım ekler yapılmıştır, o ekler kötü yapılardır ama enstitü binası nitelikli bir yapıdır. O bina ile bugün kullanılan valiliğin önündeki yine nitelikli olan heykel korunmak üzere, gerisi yıkılabilir dedim. Konu budur. Ama bana kişisel olarak soruldu, ben kişisel olarak yanıt verdim. “
mimdap: siz resmi nitelikte olan bir rapor verdiniz mi?
C. Bektaş: Hayır, hayır. Ben resmi bir yazı yazmadım. Bana sordular, el yazısıyla yazıp verdim.
Burada bana bir takım şeyler bu konu bahane edilerek yapıştırılmak isteniyor. Ama bence bu konuda Valilik de haklı değil. Orada Mimarlar Odası’nın dediği gibi bir sempozyum yapılmalı ve bu sempozyumun sonucunda ne yapılacakasa ona göre karar verilmelidir.”
mimdap